Bebeklerde Görme

Yeni doğan bebek sizi net olarak göremez ama sizi kokunuzdan tanıyabilir. Doğumdan sonra bebeğiniz bakışlarını 20-25 cm. ötesindeki nesnelere odaklanabilir. Ancak ayrıntıları göremez bulanık görür. Hareket eden bir nesneyi gözleri ile izleyebilir. Ama sık sık gözden kaçırabilir. Göz bebekleri parlak ışığa tepki verir ve gözlerini kırpar. Bir aylık iken iki gözü birden hareket eder. Görüşü hala bulanıktır. Bebeğinizle 15-20 cm mesafeden iletişim kurun.

Üç aylık olduğunda insan yüzlerine ilgi duyar ve annesini tanır. Ellerini seyretmekten hoşlanır.Konuşurken el ve yüz hareketleriniz onun ilgisin, çekecektir.

Beş aylıkken hareketsiz nesneleri net görebilir. Zıt renkleri keskin köşeleri ve parlak renkleri daha kolay görür. Parlak ve canlı renklerdeki oyuncaklar dikkatini çekecektir. Bebeğinizin odasını mümkünse canlı reklerle döşeyin.

Altı yedi aylık iken renkli ve karmaşık renklere ve nesneler bakmaktan hoşlanır. Baktığı şeyi daha iyi görebilmek için pozisyon değiştirebilir. Görüşü doğuştakine göre 8000 kat daha iyidir.

On, onbirinci aylarda derinliği daha iyi algılayabilir. 12-13 aylarda hızlı hareket eden nesneleri inceler, kaybettiği şeyleri arar. Bebeğinize çok sayıda görüntü sunun akış hızı fazla olduğunda bebekler TV reklamlarına ilgi duyar.


Bebeklerde İşitme

Bebeğiniz yeni doğduğunda bile yüksek frekanslı sesleri net bir şekilde duyabilir. Ancak sesin nereden geldiğini tam olarak bilemeyiz. Alçak frekanslı sesler onu sakinleştirir. Yüksek yada ani ses duyunca irkilir. Sesin geldiği yönü ayırt edebilir. 2-3 aylıkken sesin geldiği yöne döner. 4-5 aylıkken sesin geldiği yönü ayırt edebilir. Kişileri seslerinden tanır. Karmaşık sesleri birbirinden ayırabilir.

Bebeğiniz sesleri 6-7 aylık olduğunda yukarıdan mı yoksa aşağıdan mı geldiğini anlayabilir. Değişik şarkıları ve melodileri fark edebilir. 11 ve 12 ay civarında iki emir sözcüğüne tepki verir. Tanıdığı bazı insanların yerlerini ve nesnelerin isimlerini bilir. 12-13 aylık olduğunda ise basit komutları anlar.

Bebeğinize ses oyunları yapın , şarkı söyleyin, tekerleme ve parmak oyunları yapın. Müzik dinletin. Sürekli fonda müziğin olması çalınan müziğin uyarıcı olma etkisini azaltabilir. Bu nedenle sık sık ama aralıklarla bebeğe müzik dinletin.

Çeşitli sesler duyması için ona ortam yaratın. Hayvan sesleri, taşıt sesleri, doğa sesleri gibi.


Bebeklerde Tad Alma Duyusu

Bebekler başlangıçta tuzlu gıdaları seçer. Ancak seçimi kısa sürede tatlı gıdalara kayar. Yaklaşık 6-7 ay civarında acı gıdaları bile yiyebilir. Yiyecek seçimine başlar. Bir yaşından sonrada çocukların çoğu çok şekerli, çok tuzlu yada yağlı yiyeceklerden hoşlanır.

Ek besinlere geçildiği dönemlerde çocuğunuza değişik yiyecekler tattırın. Çocuğunuza hazırladığınız yiyeceklerin lezzetli olmasına dikkat etmelisiniz. Bazen besleyici olsun diye birkaç yiyecek birbiriyle karıştırılabilir. Bu karışımlar lezzetli olmayabilir.Bu nedenle hazırladığınız karışımları önce siz tadın . Tadını beğenirseniz bebeğinize yedirin.


Bebeklerde Koku Alma Duyusu

Bebeğiniz doğduğunda güçlü bir koku alma duyusuna sahiptir. Doğduktan bir kaç gün sonra anne babasının kokusunu tanır. Bir haftalık olduğunda annesinin göğüslerini diğer kadınların göğüslerinden ayırt eder. Yaklaşık 2-3 aylıkken kötü koku duyduğunda uzaklaşmaya çalışır.

Bir yaşında ise koku anlayışı yetişkinlerle aynı seviyede olur.

Farklı kokuların olduğu ortamlarda çocuğunuzu bulundurun. Mesela yağmur sonrası bahçeye çıkarın. Kokulara çocuklarınızın dikkatini çekin ve beğenip beğenmediklerini sorun.


Bebeklerde Kilo ve Boy

Yeni doğan bebeğin ağırlığı 2500-4000 gr. arasında olur. Bebek doğumu izleyen 3-4 gün içerisinde ağırlığının yaklaşık % 6-10’unu kaybeder. 7-10 gün civarında ise doğum ağırlığına yeniden ulaşır.
Sağlıklı gelişim gösteren çocuk ilk 6 ay boyunca günde 20-30 gr. kilo alır. 7-12 ay arasında ise günde 15-20 gr., 12-24 ay arasında 50 gr. ağırlık artışı olur. 2 yalından ergenliğe kedar olan dönemde ise yılda ortalama 2-2,5 kg. artış olur.
Yaş (ay) + 9
3-12 aylık çocuklar için kilo=____________________ formülü ile çocuğun kilosu hesaplanabilir.
2

1-6 yaş arası çocuklar için kg= Yaş (yıl) x 2 + 8 formülü ile kilo hesabı yapılabilir.

En hızlı boy uzaması anne karnında gebeliğin 18-22 haftası arasında gerçekleşir. Normal süresinde doğan bebeklerin boyu 48 ile 53 cm. arasında olur. Bebekler ilk yılda ortalama 25-26 cm uzamaktadır.

Bebekler ilk üç ayda toplam 10 cm., 4-6 ayda 6-7 cm., 7-9 ayda toplam 5 cm., 10-12 ayda toplam 3-4 cm. şeklindeki boy artışı ile birinci yılın sonunda 75-76 cm. uzar.

Bir çocuğun doğum boyu erişkinlik boyunun tahmininde iyi bir ölçüt değildir. Ancak 2 yaşındaki çocuğun boyu ile aynı çocuğun erişkinlik boyu arasında 0,8 gibi bir oran vardır. Yani çocuğunuz 2 yaşında standartlara göre uzun ise yetişkinliğinde uzun boylu olacağı söylenebilir.


Bebeklerde Dokunma Duyusu

Bebeğiniz yeni doğduğunda vücudunu dış dünyadan henüz ayıramadığı için bilinçli ve dokunsal temas girişiminde bulunmaz. Yanağına dokunduğunuzda istemsiz olarak başını çeviri be ağzını açar. Bebeğinizi kucağınıza alıp okşayın.

İki üç aylıkken alıştığı şeylere dokunduğunda onları tanır. Farklı dokularda nesneleri ona değdirin.

4-5 aylık iken elleri açık duru ve nesnelere dokunmaya onları kavramaya çalışır. Nesneleri ağzına sokarak keşfetmeye çalışır. Nesneleri ağzına koyarak tanıdığı dönemde bebeklerinize çok dikkat edin. Bu dönemde tehlikeli nesneleri ağızlarına sokup boğulma tehlikesi geçirebilirler. Çekirdek, düğme gibi küçük parçalı nesneleri ve çocuklarınızın erişemeyeceği yerlerde bulundurmaya çalışın. Bu dönem emekleme dönemi olduğu için evinizin temizliğine de çok önem vermelisiniz.

Bebeğiniz 6-7 aylıkken elleriyle okşama hafifçe vurma ve dürtme hareketi yapabilirler. 10-11 aylıkken nesneleri dürter ve inceler gıdıklandığında güler. Bebeğin farklı bölgelerini gıdıklayabilirsiniz.

12-13 ay civarında eline aldığı şeyleri okşar, bunlara vurabilir. Bir yaşından sonrada nesneleri ağzına götürmeyi bırakır. Nesneleri artık elleriyle inceler.


Çocuklarda İçe Kapanıklık

İçe kapanıklık, çevreye zarar verici davranış teşkil etmediğinden sorun olarak görülmemektedir. İçe kapanık çocuklar duygu ve düşüncelerini kolaylıkla başkalarıyla paylaşamazlar. Yeni durumlar zor uyum sağlarlar. Bu çocuklar tek başlarına oyun oynamayı tercih ederler, gruplara karışmayı sevmezler. Arkadaş edinmede problem yaşarlar.

İçe kapanık çocuklar kendilerine güvenmedikleri için onlara güven duygusu kazandırılmaya çalışılmalıdır. Bu çocuğa aile tarafında yeterli ilgi ve sevgi gösterilmelidir. Kendilerini ifade etmeleri sağlanmalıdır. Genellikle bu çocuklar sessiz ve uslu oldukları için toplumdan onay görürler. Bu durumda çocuğun hoşuna gittiği için daha çok bu kimliğe bürünmeye çalışırlar. İçe kapanıklık durumu geçici değilde uzun süreli ise ve belli bir sebebi yoksa aile bu konuda çocuğa yardım etmelidir. Gerekirse bir uzmandan yardım alınmalıdır.


Emzik (Yalancı Meme) Sakıncalı mıdır?

Çocuğun ağlamasını önlemek veya susturmak için emzik verilmesi doğru değildir. Zira çocuk sorunlarını ağlayarak anlatır.

Premature bebeklerde emme refleksi zayıf olduğu için emzik kullandırmak bu refleksin gelişmesini sağlayacağından önerilmektedir. Emme refleksi uyanıkken 4. aya uykuda ise 7. aya kadar devam etmektedir. Bu süre içinde bazı bebeklerde emme isteği fazla olur. Ellerini parmaklarını yada buldukları herhangi bir şeyi emebilirler.

Her şeye rağmen bebeğin ellerini ağzına götürüp emmeye çalıştığı hissedilirse parmağını emmesini öğrenmeden önce emzik verilmelidir. Çünkü parmak emmeyi öğrenirse bıraktırmak çok zor olacaktır.

Eğer emzik kullanılıyorsa temiz tutulmalıdır. Yere düşen emzik kaynatılmadan (sterilize edilmeden) bebeğe verilmemelidir. Yedekte temiz emzik bulundurmak işinizi kolaylaştırabilir. Yere düşen emziğini anne kendi ağzıyla temizleyip vermemelidir.

İleri yaşlara kadar emzik kullanımı devam ediyorsa bu çocuğun diş yapısına zarar verecektir. Dişlerde şekil bozukluğu başlar.

Emzik bırakmaya 7. aydan sonra başlanabilir. Geç kaldıkça emzikten kurtulmak daha zor olacaktır. Emziği bırakma işi yavaş yavaş yapılmalı, çocuk bu dönemlerde oyuncak ile oynatıp dikkatini dağıtmaya çalışmalısınız.

Emziği bırakmak için çocuğu korkutmamalı,azarlamamalı, alay etmemeli ve tehdit etmemelisiniz. Çocuk, bütün uğraşmalara rağmen eğer hala emzik kullanmayı bırakmıyorsa, sevgi ve ilgi yetersizliğinden kaynaklanan bir güven eksikliği var demektir.


Bebeklerde Dilin Gelişmesi

Bebekler ilk sözcüklerini 8-18 aylar arasında söyleyebilirler. ilk sözcükler genelde iki hecelidir. Baba, anne, dede, mama gibi. 10-14 aylar içerisinde yetişkin konuşmasına benzeyen sesler çıkarır.bu durumda çocuğunuzun bir şeyler söylediğini ama sizin onu anlamadığınızı düşünebilirsiniz.

İki sözcüklü birleşimler 18. aydan sonra görülebilir. Anlamlı sadece iki kelimeden oluştuğu için bu konuşmalara “telgraf konuşması” denir. “Anne mama”, “anne dit”, “da,bu (Daha su)” gibi.

22-24 ay civarında bebeklerde iki, üç, dört sözcüklü konuşmalar başlar. Bu arada çocuklar dilin temel yapılarını da öğrenmeye başlarlar çoğul, soru,sıfat, zamir, zarf gibi basit yapıları kurabilirler.

19-20 aydan 3 yaşına kadar geçen süre içerisinde zamanları kullanmaya başlayacaklardır. 2 yaş civarında 400 kadar kelimeyi söyleyebilecek hale gelirler.

Çocuğunuzun dil gelişimine katkıda bulunmak için; Onunla sürekli konuşun, yalnızkonuşurken bebek dilini kullanmayın. Ne kadar çok ve doğru konuşursanız çocuğun hafızasına o kadar kelime doldurursunuz. Bebeğe sizin ve aile üyelerinin dışındaki kişilerle iletişim kurma imkanı sunun.Çocuğun ihtiyaçlarını gerektiğinde sağlayın ama mesela aç olduğunda da bunu size ifade edebilmesi için imkan verin. Çocuklara, tekerlemeler, şarkılar ve kelime oyunları oynamanız da dil gelişimine katkıda bulunacaktır. Müzik dinletin. İsteklerini konuşarak anlatmaları için onu teşvik edin. Çocuğun gördüklerini anlatmasını sağlayın, sırasını bekleyerek konuşmasını öğrenmesi için sıralı bir şekilde konuşarak sohbet edin. Onun konuşurken yaptığı yanlışlıklara gülmeyin ve yanlış söylediği kelimelerin doğrusunu söyleyerek düzeltmesini sağlamaya çalışın. Duyularını geliştirecek oyuncaklar alın. Onunla konuşmasını gerektirecek oyunlar oynayın; telefon konuşması yapmak yada kuklalarla belli durumları canlandırmak gibi.


Çocuklarda İnatçılık

Çocuklarda 1,5-3 yaş arasında “ben” duygusu yeni gelişmeye başladığından, kendini başkalarından farlı bir birey olarak algılar. Bu nedenle çevresindekilere kendini göstermek ister. Dolayısıyla bir şeyi yapmakla yapmamak arasında kararsız kalabileceği gibi ısrarcı da davranabilir.

Ancak 3 yaşından sonra, sürekli olarak karşısındakilere karşı çıkıyorsa çocuğun duygusal durumu ve aile tutumları gözden geçirilmelidir.